Diller

Klavye

Sayfa 4 / 22

Yazar: Ömer Seyfettin

Süre0:00
Hız (WPM)0.0
Doğruluk100.0%

Başlat düğmesine bastıktan sonra yazmaya başla. · Backspace devre dışı — yanlış yazsan da devam et.

Ölünceye kadar böyle hiç durmadan çalışırsa daha birkaç bin
gaziye kırılmaz kılıçlar, kalkanları parçalayan çelik yatağanlar,
zırhları kesen ağır saldırmalar yapacaktı. Bunu düşündükçe
gülümser, tatlı tatlı yüreği çarpar, ruhundan kopan bir hamleyle
örsünün üzerinde milyonlarca kıvılcımlar tutuştururdu. - Tak! -
Tak, tak!... - Tak, tak!
İşte bugün de sabah namazından beri durmadan on saat uğraşmıştı.
Dövdüğü eğri namluyu örsünün yanındaki su fıçısına daldırdı.
Ocağının sönmeye başlayan ateşine baktı. Çekici bırakan eliyle
terini sildi. Kapıya döndü. Karşıki mescitte hazin hazin akşam
ezanı okunuyor; bacasının tepesindeki yuvada leylekler nihayetsiz
bir takırtı koparıyorlardı. İkindi abdesti daha duruyordu. Yalnız
ellerini yıkadı. Kuruladı. Yenlerini indirdi. Saltasını omzuna
attı. Dışarıya çıktı. Kapısını iyice çekti. Kilitlemeye lüzum
görmezdi. Uzun meydandan mescite doğru yürüdü... Şehrin
kenarındaki bu mütevazi mabede hep fakirler gelirdi. Minaresi
sokağa bakan küçük bir pencereydi. Müezzin buradan başını
çıkarır, ezanını okurdu.

Başlat düğmesine bastıktan sonra yazmaya başla.

Başlatılmadı