Diller

Klavye

Sayfa 8 / 22

Yazar: Ömer Seyfettin

Süre0:00
Hız (WPM)0.0
Doğruluk100.0%

Başlat düğmesine bastıktan sonra yazmaya başla. · Backspace devre dışı — yanlış yazsan da devam et.

Dizdarbaşı: - Ali Usta, sen deli mı oldun? dedi. - Yok... - Böyle
gece yarısına yakın değil, hatta yatsıdan sonra sokakta,
bâhusus böyle şehir kenarında kimsenin dolaşmasına ağamızın
razı olmadığını bilmiyor musun? - Biliyorum. - Ey, ne arıyorsun
buralarda? - Hiç... - Nasıl hiç?.. - ..... Koca Ali yine cevap
vermedi. Dizdarlar onun namuslu bir adam olduğunu biliyorlardı.
Hırpalamadılar. Yalnız: - Haydi yerine git, dolaşma... dediler.
Geldiği yollardan hızlı hızlı dönen Koca Ali, ruhunda demin
dinlediği ahengi tekrarlıyordu. Bülbüller keskin keskin ötüyor,
uzaktan mandıraların köpekleri havlıyorlardı. Sokakta hiç kimseye
rastgelmedi. Dükkanının önüne gelince durdu. Bacasının üstündeki
leylek uyumamış, kefenli bir hayal gibi ayakta duruyordu. Kapısı
aralıktı. Çıkarken sıkı sıkıya kapadığını hatırladı: - Tuhaf,
rüzgar açmış olacak!... Dedi. Dükkanında örsü ile çekicinden
başka kıymetli bir şeyi yoktu. Bunlar da çalınmaya değmezdi.

Başlat düğmesine bastıktan sonra yazmaya başla.

Başlatılmadı