Diller

Klavye

Sayfa 12 / 22

Yazar: Ömer Seyfettin

Süre0:00
Hız (WPM)0.0
Doğruluk100.0%

Başlat düğmesine bastıktan sonra yazmaya başla. · Backspace devre dışı — yanlış yazsan da devam et.

Koca Ali zaten çok lakırdı söyleyemezdi. Subaşının karşısına
çıkartıldığı zaman da, gece geç vakit köprünün üstünde ne
aradığını anlatamadı. Dizdarların bulduğu bütün deliller aleyhine
çıkıyordu. Budak Bey'in yeni sattığı beşyüz koyun ücreti de
mandıradan çalınmıştı. İki kuvvetli hırsız, bekçi çobanı sımsıkı
bağlamışlardı. Sonra canını çıkarıncaya kadar dövmüşler, hatta
işkence için bir kolunu da kırmışlardı. Ertesi gün hakimin
huzurunda bu çoban, hırsızın birini Koca Ali'ye benzettiğini
söyledi. Gece geç vakte kadar dükkanına gelmemesi, derinin
dükkanda, para keselerinden birinin kapısı önünde bulunması, Koca
Ali'nin ithamına kafi geldi. Ne kadar inkar etse hırsızlığı
te'vil götürmüyordu. Zaten hükümetçe nereden geldiği, nereli
olduğu da belli değildi.
Sol kolunun kesilmesine karar verildi.

Başlat düğmesine bastıktan sonra yazmaya başla.

Başlatılmadı