पुस्तक · Diyet
पृष्ठ 3 / 22
लेखक: Ömer Seyfettin
समय0:00
गति (WPM)0.0
सटीकता100.0%
स्टार्ट दबाएं और पंक्तियां सटीक टाइप करें। · बैकस्पेस अक्षम — गलती के बाद भी जारी रखें।
Belki devlet katında yetiştirecek, büyük mevkilere çıkaracaktı.
Fakat Ali'nin mizacında "başkasına minnettar kalmak" ihtimali
derin bir elem sızlatıyordu. "Ben kimseye eyvallah etmeyeceğim,"
dedi. Bir gece amcasının konağından kaçtı. Serseri bir adsız gibi
dağlar, tepeler, dereler aştı. İsmini bilmediği memleketler
dolaştı. Nihayet Erzurum'da ihtiyar bir demircinin yanına girdi.
Otuz yaşına kadar Anadolu'da uğramadığı şehir kalmadı. Kimseye
boyun eğmedi. Minnettar kalmadı. Ekmeğini taştan çıkardı. Alnının
teriyle kazandı. Çok çalıştı. Emsalsiz işler meydana getirdi. Pek
az kazanca kanaat etti. İçinde "mukaddes ateş"ten bir şule
bulunan her mucit gibi, para için değil, sanatı, sanatının zevki
için çalışıyordu. "Çeliğe çifte su vermek" onun aşkıydı. Gönüllü
gibi muharebelere gittiği zamanlar yeniçerilerin, sipahilerin,
sekbanların içinde "Ali Usta" işinin methini işittikçe tadı dille
anlatılmaz manevi bir zevk duyardı.
स्टार्ट दबाएं और पंक्तियां सटीक टाइप करें।
शुरू नहीं हुआ